Kasaba Medya
Kasaba Medya
  • Turgutlu’da Açılan “Çiftçi Tarla Okulu” İlk Eğitimi Tamamlandı
    Turgutlu’da Açılan “Çiftçi Tarla Okulu” İlk Eğitimi Tamamlandı
  • 3 ayda 3 yakınını kaybeden kadının dramı yürekleri sızlattı
    3 ayda 3 yakınını kaybeden kadının dramı yürekleri sızlattı
  • Sokak ortasında silahla vuruldu: 1 yaralı
    Sokak ortasında silahla vuruldu: 1 yaralı
  • Sen Evde Kal Kitap Sana Gelsin” Projesinde Üç Bin Kitap Dağıtıldı
    Sen Evde Kal Kitap Sana Gelsin” Projesinde Üç Bin Kitap Dağıtıldı
  • Hafta Sonu Sokağa Çıkma Yasağının Genelgesi Yayınlandı
    Hafta Sonu Sokağa Çıkma Yasağının Genelgesi Yayınlandı
  • TEMİZLİK İŞLERİ BOŞ DURMUYOR
    TEMİZLİK İŞLERİ BOŞ DURMUYOR
  • Turgutlu’da karda mahsur kalanlar kurtarıldı
    Turgutlu’da karda mahsur kalanlar kurtarıldı
  • Yüksek kesimlerde kar yağışı etkisini arttırdı
    Yüksek kesimlerde kar yağışı etkisini arttırdı
  • Akut Başkanı Mahruki Turgutlu’da konferans verecek
    Akut Başkanı Mahruki Turgutlu’da konferans verecek
  • Şehit Şenol Kurudereli, dualarla yad edildi
    Şehit Şenol Kurudereli, dualarla yad edildi
Kasaba Medya
POLİS HAFTASI NEDENİYLE EMNİYET TEŞKİLATINDAN KAYMAKAM KAPANKAYA’YA ZİYARET
POLİS HAFTASI NEDENİYLE EMNİYET TEŞKİLATINDAN KAYMAKAM KAPANKAYA’YA ZİYARET

POLİS HAFTASI NEDENİYLE EMNİYET TEŞKİLATINDAN...

Türk Polis Teşkilatı’nın 179. yılı kutlanacak
Türk Polis Teşkilatı’nın 179. yılı kutlanacak

Türk Polis Teşkilatı’nın 179. yılı...

Muhtar adayından çocukların gönüllerine dokunan hareket
Muhtar adayından çocukların gönüllerine dokunan hareket

Muhtar adayından çocukların gönüllerine dokunan...

Avukatlardan 8 Mart açıklaması: ‘Örgütlü mücadelemizin sembolüdür’
Avukatlardan 8 Mart açıklaması: ‘Örgütlü mücadelemizin sembolüdür’

MANİSA Barosuna kayıtlı Turgutlulu avukatlar,...

Cengiz Ergün Yankı’yı ziyaret etti
Cengiz Ergün Yankı’yı ziyaret etti

Bugün seçim çalışmaları kapsamında, Manisa’nın...

Mevlüt Bulut, Saadet Partisi’nin adayı oldu
Mevlüt Bulut, Saadet Partisi’nin adayı oldu

Manisa’nın Turgutlu ilçesi esnaflarından ve...

Komşularından Yunus Oğan’a tam destek
Komşularından Yunus Oğan’a tam destek

Cumhur İttifakı’ndan Turgutlu Belediye Başkan...

Ören Türkiye şampiyonu
Ören Türkiye şampiyonu

Mustafa Ören vücut geliştirmede Türkiye...

Hava sıcaklıkları 40 dereceye ulaşacak
Hava sıcaklıkları 40 dereceye ulaşacak

Meteorolojiden sıcaklık uyarısı Hava sıcaklıkları...

Havai fişek denetimleri sıkılaştırılacak
Havai fişek denetimleri sıkılaştırılacak

TURGUTLU İlçesi’nde Patlayıcı Maddeler Kurulu,...

Turgutluspor’dan şampiyonluk yemeği
Turgutluspor’dan şampiyonluk yemeği

32 yıllık tarihinde ilk kez...

Sultanlar, Hazırlıklarını Aralıksız Sürdürüyor
Sultanlar, Hazırlıklarını Aralıksız Sürdürüyor

Ülke genelinde etkili olan kar...

DÜNDEN BUGÜNE  MESUT TÜFENKOĞLU   
DÜNDEN BUGÜNE  MESUT TÜFENKOĞLU   

Bazı insanlar varki bulundukları yerlerde,...

Watch Movie Online Spider-Man: Homecoming (2017)
Watch Movie Online Spider-Man: Homecoming (2017)

Spider-Man: Homecoming (2017) HD Director...

Kaymakam Turan, Genç Avukatı Yalnız bırakmadı
Kaymakam Turan, Genç Avukatı Yalnız bırakmadı

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde geçtiğimiz günlerde...

DÜNDEN BUGÜNE ALİ ULVİ ÇİÇEK (GOL KRALI) 
DÜNDEN BUGÜNE ALİ ULVİ ÇİÇEK (GOL KRALI) 

1962 Yılında Turgutlu’da yeni mahallede...

Kasaba Medya
“Basın-Yayın” özgür olmazsa!
“Basın-Yayın” özgür olmazsa!
“Basın-Yayın” özgür olmazsa ! Salih Özbaran*             18 Ekim 2019 tarihli Turgutlu Yankı‘dan Turgutlu’daki (memleketimdeki) gelişmeler hakkında haber almak için bilgisayar başına geçtim. İlk karşılaştığım haberle çok üzüldüm; çünkü bir...
23 Ekim 2019 17:18
Font1 Font2 Font3 Font4

“Basın-Yayın” özgür olmazsa !

Salih Özbaran*

            18 Ekim 2019 tarihli Turgutlu Yankı‘dan Turgutlu’daki (memleketimdeki) gelişmeler hakkında haber almak için bilgisayar başına geçtim. İlk karşılaştığım haberle çok üzüldüm; çünkü bir Cumhuriyet Çınarı’nın (Namık Kemal İlkokulu son sınıfında (1951-1952 döneminde)  Sevgili öğretmenim olan Cevriye Erdoğan’ın) vefat ettiğini duyuruyordu. İkinci haberi ve ona bağlı olarak gelişenleri okuduğumda da çok şaşırdım, bir o kadar da üzüldüm: Turgutlu Belediye Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’ne bir atama yapılmış ve bu atama Yankı‘da yayınlanarak toplum bilgilendirilmiş.

            İlk haber ile (daha doğrusu Cumhuriyet aydınlanmasının ilk yıllarında doğup büyüyen ve öğretmenliği ve sosyal faaliyetlerindeki etkinliği ile Turgutlu’da yetiştirdiği öğrencileri ve tanıdıkları nezdinde taht kurmuş bir Cumhuriyet kadını Cevriye öğretmen ile) ilgili düşüncelerimi ifade etmek istediğim bir yazı planlarken Kasaba’mda basın-yayın özgürlüğü bağlamında çok şaşırtıcı ve hayal kırıklığı yaratan bir olaya değinme zorunluluğu doğdu.

            Haber “Başkan Akın’dan tepki çeken atama” manşetliydi ve ataması yapılan Ali Nasuhoğlu’nun Başkan ile iş ortaklığı, bu arada Belediye’ye yapılan atamalardan dolayı ortaya konan rahatsızlıklar ve tepkiler seslendiriliyordu. Ertesi güne ait olan Yankı’da da “CHP’li Turgutlu Belediyesi’nden gazetelerimize ambargo” haberi ilk sayfada boydan boya uzanan kara harfleriyle başlığı karartmıştı. Çünkü “tepki çeken atama” haberine karşı yapılan misilleme, başka bir deyişle haberciliğin o şekilde önüne geçilmesi, beni çok şaşırttı ve doğal olarak üzdü.

            Kimseye demokrasi ve ahlâk/etik dersi vermeye kalkışmam, kalkışamam; ne Yankı‘da Doğan Çizmeci’nin haber yazma üslubuna/biçemine ne de Belediye Başkanlığı’nın atama tasarrufuna/yetkisine. Ama bir medya organı ile resmi bir kurum arasında ortaya çıkan tatsız gelişmeye Turgutlu’da (doğup büyüdüğüm Kasaba’da) tanık olmayı da hiç arzu etmem. 1950’li – 1960’lı yıllardan beri, nice Belediye Başkanlarının, yaptıkları hizmetlerin ve kamu oyunda olumlu/olumsuz yansımaların peşine düşen böyle bir gazeteciliğin -ağyara dokunsa bile, eleştirel tavır takınsa dahi- soğukkanlı davranılmalı, etik unutulmadan anlaşma yolları aranmalıdır, daha doğrusu saygı elden bırakılmamalıdır.

            Zira biz, ülke çapında, basın-yayının ağzını kapatmak, otoritelerin beklediği doğrultuda haber yaptırmak isteyenlerin (kısacası güçlüden yana kalemini kirletmenin, veyahut basın/yayın mensuplarına “illa ki şöyle yazacaksın” demenin, hele hele yakınlarını, akrabasını, dirlik bekleyenleri kollayanların üzerine gidemeyen gazeteciliğin boyunduruklarından kurtulmak isteyen bir “medya”dan yana değil miyiz? Aksi halde medya/matbuat asırların gerisine düşüp şehnâmecilik yapar veya vakanüvis görevi yüklenir. Demek istiyorum ki bu görev yüklenenler ya da kendilerine bu türden görev verilmiş olanlar, Sultan‘ın arzu ettiklerini, Saray‘ın beklentilerini, Hanedan‘ın hoşuna gidenleri yazar, övgüler dizer. Aksini uygulamaya kalkanlar başlarına gelebilecek acı sonların korkularıyla yaşar. Ya da geçen yüzyıldan bu yana iktidarda bulunan bir siyasal partinin borazanı olurlar. Dirlik beklerler, bir makam (mansıb) peşinde olurlar, çıkar peşine düşerler. Yıllar önce (2016’da) “Şehnâmecilik’ten Cümbüşcü Medya’ya” başlığı altında bir gazetede yayınlanan yazımdan birkaç satır aktarayım izninizle:

            “Şehnâmecilik; bir ülkenin şahı, sultanı ya da padişahı için yazılan, onların          serüvenlerini, kahramanlıklarını anlatan, sonuçta mutlak egemen ve tanrının gölgesi      olan bu hanedan büyüğünün hoşuna giden, hatta onun tarafından tasdik gören,      böylece yazarları ödüllendirilen ve yaşanılan zamana da tanıklık eden bir   kayıtlama ve tarih yazma biçimiydi. Osmanlılarda onaltıncı yüzyılın tanıklığını       yapan bir literatür olarak iş görmüştü.

            Onsekizinci yüzyıla gelindiğinde vakanüvis (orijinal adıyla vekayinüvis) unvanı ile            kurulan yeni bir sultan şakşakçılığı başladı. Dünyada olup bitenin habercisi olan,     böylece kendi döneminin tarihini kaleme alan bu tür bir kuruluş da günümüzdeki   medyanın iktidar karşısındaki tutumunu hatırlattı bana…”.

            Geriye dönüş zorlamaları ve Türkiye Cumhuriyeti’nin istikbali    

            Özellikle matbaanın devreye girdiği 15-16. yüzyıllardan bu yana -ve bu uğurda girişilen özgürlük savaşlarıyla, keşiflerle, icatlarla birlikte bilimde, felsefede, kültürde ve sosyo-ekonomik yaşamda elde edilen kazanımlarla, doğal olarak da basın özgürlüğünün içselleştirilmesiyle, demokrasi -iktidarın ve medya çoğunluğunun tüm engellemelerine karşın- yolunu perçinleme çabasındadır. Turgutlu Yankı 20.yüzyılın ortalarından üç çeyrek yüzyıldır Turgutlu halkı için bu yolda görev yapmaktadır. Çok zorlu koşullarda bile görevini aksatmadan sürdürmektedir. Turgutlu’nun sesi olan bu gazete, sayısını bilemediğim birçok belediye başkanıyla çalışmıştı. Ben -şahsen- onun şu günlerde karşılaştığı “ambargo” ile yüzyüze geldiğini anımsamıyorum (Eğer böyle bir olay ile karşılaşılmışsa onu da bilmek isterim). Turgutlu için çok kutsal ve zor bir iş yürüttüklerine inanıyorum. Ayrıca, eklemek isterim ki, yıllardır gönderdiğim yazılarımı -görsel veya basılmış olarak- eksiksiz yayınlamışlar, belediye başkanlıklarının icraatını övgü ve eleştirilerimle, tarihsel yapılar (örneğin Cumhuriyet İlkokulu’nun ve sonradan Belediye binası olarak kullanılan Halkevi’nin perişan hallerine vurgu yaptığım) yazılarımın halka ve resmi sorumlularına duyurulmasında baş rolü oynamışlardır.

            Sorunun başına döneyim ve ilgimin hiç eksilmediği (ancak ekosistemi bozacak çevre duyarsızlığı ve yeşilin durmadan küçüldüğünü gözleyen bir Turgutlulu (Kasabalı) olarak son birkaç şey ekleyeyim ve yazımı bitireyim. Sorunun can alıcı noktasının bir atamadan kaynaklandığını varsayarak şunları söyleyeyim:

            A) Basın-Yayın’ın tüm sorumluluklarıyla -doğruluğunu onaylatarak ya da buna tam kanaat getirerek- verdiği haberlerin değerli olduğunu bilmek; yapılan öğretici, bilimsel ve sanatsal yorumların/yazıların emek ve bilgelik taşıdığına inanmak ve okuyucusunu inandırmak.

            B) Belediye Başkanlığı’nın üslendiği görevin bilinci içinde hareket ederek, başka bir deyişle, ulaştığımız çağda başkanlıktan beklenen tüm “beledî” (su, aydınlatma, temizlik vb.) işler yanında, kısaca kültürel diyebileceğim kavram içine sokulabilecek faaliyetlerde boy gösterecek atılımlarla gerçekleştirebilecektir. İş başına getirilecek olanların da bilgelik, bilgi (müktesebat), ehliyet, sanatçılık vb. becerilerle donanımlı kişilerin yol göstericilikleriyle ortaya konulabilir çağdaşlık, yurtseverlik, demokratlık.             

* Emekli Tarih Profesörü


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa